İçeriğe geç

Ortaçağ kaça ayrılır ?

Ortaçağ Kaça Ayrılır?

Geçen hafta, bir arkadaşım bana Ortaçağ’ı anlatmaya başladı. “Ortaçağ kaça ayrılır?” sorusu gündeme gelince, konu biraz daha derinleşti. Hatırlıyorum da, yıllar önce tarih dersinde, bu dönemin insanlarına dair çok şey öğrenmiştim. Şimdi, verilerle, gözlemlerle, biraz da kendi deneyimlerimle, Ortaçağ’ın hangi dönemlere ayrıldığını ve bu dönemlerin nasıl şekillendiğini daha iyi anlıyorum. Bunu size biraz daha anlaşılır ve keyifli bir dille anlatacağım. Hadi başlayalım.

Ortaçağ ve Dönemler

Ortaçağ, Batı Avrupa’da, Antik Yunan ve Roma’nın yıkılmasının ardından, 5. yüzyıldan 15. yüzyıla kadar süren bir dönemi kapsar. Genelde, Ortaçağ denince, zihinlerimizde bir sürü kılıç, şövalye ve kaleden başka bir şey canlanmaz ama aslında dönemin derinliklerinde çok daha fazlası vardı. Ortaçağ, temelde üç ana döneme ayrılır. Yani, bu kadar karmaşık bir dönemi, üç ayrı fazda incelemek, işleri biraz daha netleştiriyor.

1. Erken Ortaçağ (5. Yüzyıl – 10. Yüzyıl)

Bu dönem, Roma İmparatorluğu’nun çöküşü ile başlar. Her şeyin kaotik olduğu, toplumsal yapının bozulduğu bir dönem düşünün. Bu zamanlarda, Batı Avrupa’daki birçok bölge, barbar kavimlerin istilasına uğradı. Bizim bildiğimiz düzenli şehir hayatı yerini, göçebe kabilelerin hükmettiği, adeta “kendi başına bir şeyler yapma” anlayışının hâkim olduğu bir döneme bırakmıştı.

Erken Ortaçağ’ı, Roma İmparatorluğu’nun kalıntıları üzerinde kurulan barbar krallıklarıyla tanımlayabiliriz. Bu dönemin başlangıcında Roma İmparatorluğu’nun bıraktığı boşluk, yerel yönetimler ve kilise tarafından doldurulmaya çalışılıyordu. Ekonomik ve sosyal hayatta büyük bir çöküş yaşanmıştı. Gözlemlerime göre, bu dönemden çok net hatırladığım bir şey var; o da kıtlık, savaşlar ve hastalıkların yaygın olduğu bir dünyada, hayatta kalmanın her şeyden önemli olduğu.

2. Yüksek Ortaçağ (11. Yüzyıl – 13. Yüzyıl)

Burası, Ortaçağ’ın aslında biraz daha aydınlık, hareketli olduğu bir dönem. 11. yüzyıldan itibaren, Batı Avrupa’daki toplumlar yeniden şekillenmeye başladı. Bu dönemde feodalizm, yeni bir sistem olarak karşımıza çıkar. Kraldan köylüye kadar herkesin bir yeri, bir rolü vardı ve bu sosyal yapının her parçası birbirini destekliyordu.

İlk bakışta biraz karışık gibi görünüyor olabilir, ama aslında Yüksek Ortaçağ, çok önemli buluşların, ticaretin yeniden canlandığı, bazen savaşların da olduğu bir zaman dilimiydi. Bir nevi Avrupa’da “yeniden yapılanma” dönemiydi. Kilise, merkezi otoriteyi elinde tutuyordu ve bu, bazı yönlerden toplumun yaşamını şekillendiriyordu.

Bu dönemin çok canlı olmasının nedenlerinden biri, Avrupa’daki ilk üniversitelerin kurulması, eğitimdeki gelişmeler ve şehirlerin büyümesiydi. Yüksek Ortaçağ, aynı zamanda Şövalyelerin altın dönemi de sayılabilir. Bir de tabii ki, haçlı seferleri vardı; bu seferler, Avrupa ile Orta Doğu arasında kültürel ve ekonomik bir etkileşim yarattı. Yüksek Ortaçağ’a dair aklıma gelen en ilginç detaylardan biri, o zamanlarda yaşayan insanların inançları ve yaşam tarzlarının nasıl keskin bir şekilde birbirinden farklı olduğu. O zamanın insanı, bugün bizlere göre biraz daha kaba ve vahşi görünse de, aslında kendi dönemi içinde oldukça gelişmiş bir toplum yapısına sahipti.

3. Geç Ortaçağ (14. Yüzyıl – 15. Yüzyıl)

Geç Ortaçağ, 14. yüzyıldan 15. yüzyıla kadar süren, dramatik değişimlerin yaşandığı, bazen karanlık bir dönemdir. Bu dönemin başlangıcında Avrupa, büyük bir felakete tanıklık etti: Kara Veba. Plague hastalığı, milyonlarca insanın ölümüne yol açtı ve toplumu derinden sarstı. Bu süreçte Ortaçağ’ın ekonomik yapısı da ciddi şekilde bozuldu. İş hayatımda, sistemlerin ne kadar kırılgan olduğunu çok defa gözlemledim, fakat Ortaçağ’daki gibi bir çöküşü hayal etmek, çok daha başka bir boyut.

Ayrıca bu dönemde, Avrupa’daki toplumsal yapıda da büyük değişimler oldu. Ortaçağ’ın sonlarına doğru, feodalizm yavaş yavaş çökmeye başlamıştı. Bunun yerini, burjuvazi sınıfının yükselişi alıyordu. Bu, ekonomik anlamda önemli bir dönüşüm anlamına geliyordu. 15. yüzyıla gelindiğinde ise, Ortaçağ yerini Rönesans’a bırakmaya başlamıştı. Kısacası, Geç Ortaçağ, çalkantılı ama bir o kadar da önemli bir geçiş dönemiydi.

Sonuç Olarak

Ortaçağ, her yönüyle çok farklı bir dünya sunuyor. Ortaçağ kaça ayrılır sorusunun cevabını verirken, aslında bu dönemin insanlarını da anlamaya çalıştık. Erken Ortaçağ’da feodal yapının zayıf, Yüksek Ortaçağ’da bu yapının güçlenmesi ve Geç Ortaçağ’da ise tüm bu düzenin sarsılması, hem sosyal hem de ekonomik açıdan önemli değişimleri beraberinde getirdi. Bütün bu süreç, aslında günümüzdeki modern toplumu anlamak için önemli bir zemin hazırladı.

Her dönemin bir geçiş ve evrim olduğunu görmek, hem tarihle ilgili hem de kendi hayatımda önemli bir ders çıkarmamı sağladı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort megapari-tr.com bonus veren siteler
Sitemap
vdcasino giriş